









Üniversiteye uğurlama günü gelip geçti. Belki birkaç haftadır onun yokluğuna alışmaya çalışıyor, her an gözleriniz dolmadan bir gün geçirmenin yollarını arıyorsunuz. Tam da biraz toparlandığınızı hissettiğinizde, çocuğunuzdan gelen bir mesajla her şey yeniden başlıyor: "Kendimi yalnız hissediyorum", "Hiç arkadaş edinemedim", "Sanırım burası bana göre değil." O heyecanla hayal ettiği kampüs hayatı yerini yabancılık hissine, yalnızlığa ve hayal kırıklığına bırakmış olabilir.
Bu duygulara eşlik eden anne baba endişesi de çok doğal. Ancak bu durum sanıldığından çok daha yaygın ve genellikle geçicidir. Bu yazıda, çocuğunuzun bu yeni hayatına uyum sürecinde ona nasıl destek olabileceğinizle ilgili bazı noktalara değineceğim.
Üniversiteye başlamak, gençler için hayatlarının en büyük kırılma anlarından biridir. Aile ortamından ayrılmak, yepyeni bir şehirde yaşamak, yabancı odalarda, yabancı insanlarla birlikte olmak... Bunların hepsi bir anda çok fazla gelebilir. Bu noktada, sürecin hemen çözülmesini beklemek yerine zaman tanımak önemlidir. Tıpkı sizin de bu ayrılığa alışmaya ihtiyacınız olduğu gibi, onların da bu yeni hayata alışmaları zaman alır.
Çocuğunuzla iletişimde olmak, onu duymak, duygularını paylaşmasına alan açmak kıymetli. Ancak her konuşma şikayetlere ve karamsar duygulara odaklanıyorsa bu hem çocuğunuz hem sizin için yıpratıcı hale gelebilir. Onu dinlerken yargılamadan ama çözüm üretme baskısı da kurmadan sadece yanında olduğunuzu hissettirmek yeterli olabilir.
Eğer çocuğunuz uzun süreli şekilde kendini çok kötü hissediyor, derslere gitmekte zorlanıyor, uyku ve yeme düzeni bozuluyorsa bu noktada üniversitenin psikolojik danışmanlık biriminden destek almasını teşvik etmek faydalı olabilir. Ev hasreti yaygın ama bazen daha derin duygusal sorunların işareti olabilir.
Sağlıklı beslenmek, yeterince uyumak, temiz hava almak, hareket etmek ve dinlendirici aktivitelere zaman ayırmak hem fiziksel hem duygusal olarak dayanıklılığı artırır. Bu alışkanlıklar, gençlerin kendilerini daha güçlü ve motive hissetmelerine katkı sağlar.
Üniversite dönemi, gençlerin hayatla baş etme becerilerini geliştirdikleri önemli bir dönemdir. Her zorlandıklarında siz devreye girerseniz, bu deneyimi yaşama şanslarını ellerinden almış olursunuz. Elbette onların iyi olmasını istiyorsunuz ama bazen "iyilik" geri çekilmeyi ve onlara kendi yollarını bulmaları için alan tanımayı gerektirir.
Oda arkadaşlarıyla uyum sağlamak zaman alabilir. Bu durumda çocuğunuzu odaya kapanmak yerine, farklı alanlarda vakit geçirmesi için cesaretlendirebilirsiniz. Kütüphaneler, kahve dükkanları, kampüs kulüpleri gibi alanlar yeni insanlarla tanışmak ve yalnızlık hissini azaltmak için iyi seçeneklerdir.
Başka öğrencilerin sosyal medyada paylaştığı neşeli kareler, çocuğunuzun kendisini daha da yalnız ve dışlanmış hissetmesine neden olabilir. Oysa herkes, özellikle de yeni bir ortama alışma sürecinde, benzer duygular yaşar. Bunu ona hatırlatmak faydalı olabilir.
Öğrencilerin sadece akademik sorunları olduğunda değil, ilgi alanlarını paylaşmak, destek almak veya yönlendirme istemek için de hocalarıyla iletişime geçmeleri oldukça kıymetlidir. Bu sayede kampüste bağ kurabilecekleri yeni kişilerle tanışmaları mümkün olabilir.
Bazen ev hasreti sadece fiziksel mekâna değil, tanıdık olana, güvenli hissettiren olana duyulan özlemdir. Bu duyguyu bastırmak yerine, ona “yeni bir ev yaratma süreci” olarak yaklaşmak, hem çocuğunuzu hem sizi rahatlatabilir. Belki üniversite, onların bir ömür hatırlayacakları yeni “evi” olacak.
Şu an zorlayıcı gelen bu süreç, zamanla yerini uyuma ve gelişime bırakacak. Belki birkaç yıl sonra çocuğunuz o kampüse dönerken gözleri parlayacak ve “İyi ki kalmışım” diyecek. Ve siz de, onun bu yolculuğuna eşlik ettiğiniz için kendinizle gurur duyacaksınız.
Destek almaya başlamak için bize ulaşabilirsin.
"İyi hissetmek parmaklarının ucunda."
Wellmind Online Psikolojik Danışmanlık Platformu
Kaynakça:
Psychology Today - The New Home Alone: How to help your homesick college kid
Alanında uzman, titiz seçim sürecinden geçerek ekibimize katılmış, en iyi derecelere sahip 800'den fazla psikologumuzla her gün binlerce kişiye psikoterapi ve ruhsal destek sunuyoruz. Bu özel topluluğun bir üyesi olarak siz de yerinizi alın!