









Kendini Başkalarıyla Kıyaslamaktan Vazgeç: Yetersizlik Hissinden Nasıl Kurtulursun?
Hayatının bir döneminde mutlaka bunu yaşamışsındır: Bir başarın olmuştur ama yanında oturan kişi senden biraz daha iyisini yapınca sevincin gölgelenmiştir. Aslında başarılı olmuşsundur ama kıyaslama yüzünden keyfin kaçmıştır. Peki neden böyle oluyor?
Sürekli olarak başkalarıyla kendini kıyaslamak, özellikle de bu kıyaslama senin aleyhineyse, zamanla kendini yetersiz ve başarısız hissetmene yol açar. Bu duygu seni daha az çabalamaya, potansiyelini ortaya koyamamaya kadar götürebilir.
Yaz Olimpiyatları yaklaşırken şu soruyu bir düşün: Sence kürsüdeki üç sporcu arasında en mutlu olan kimdir? Altın madalya kazanan mı, gümüş mü, yoksa bronz mu?
Cevap şaşırtıcı: Araştırmalar, bronz madalya kazananların gümüş madalyalılardan daha mutlu olduğunu gösteriyor. Çünkü gümüş madalya alan sporcu, birinci olamadığı için üzülüyor. “Neredeyse kazanıyordum ama olmadı” düşüncesi, başarısının keyfini kaçırıyor. Oysa bronz madalya alan sporcu “Kürsüdeyim, başardım!” diye düşünüyor.
Bu örnek, kıyaslamanın sadece bir davranış değil, bir bakış açısı meselesi olduğunu gösteriyor. Kendini başkalarıyla kıyasladığında olaylara nasıl baktığın, kendinle ilgili nasıl hissettiğini belirliyor.
Kıyaslama çoğu zaman fark etmeden yaptığımız bir şey. Ancak özellikle negatif kıyaslamalar, kendine olan güvenini sarsabilir, iç sesini eleştiriye dönüştürebilir ve seni hedeflerinden uzaklaştırabilir.
Dahası, bu tür düşünceler bir kendi kendini gerçekleştiren kehanete dönüşebilir. Örneğin, “Ben asla onun kadar iyi yapamam” dersen, bu düşünce seni kaygılandırır. Bu kaygı da performansını olumsuz etkiler. Sonuçta kötü performans sergilersin ve başta korktuğun şey gerçekleşmiş olur.
Kıyaslamayı tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil ama onu kendini geliştirmek için bir araç haline getirebilirsin. İşte bunun için bazı öneriler:
Başkalarıyla değil, kendinin geçmiş versiyonuyla kıyasla. Bugünkü sen, birkaç yıl önceki senden neler öğrendi? Neleri daha iyi yapıyorsun? Bu bakış açısı sana hem motivasyon hem de gerçek bir gelişim duygusu kazandırır.
Kimi konularda ilerlemiş olabilirsin, kimilerindeyse daha yolun başındasındır. Bu çok normal. Kendi gelişimini yargılamadan, merakla ve şefkatle izlemek çok daha faydalı olur.
Kendine “Yeterli miyim?” sorusunu sormak yerine, “Neyi iyi yapıyorum ve bunu nasıl sürdürebilirim?” sorusunu sormayı dene.
Kıyaslama seni geriye çekiyorsa, onun yönünü değiştir. Başkalarının başarısını ilham kaynağı olarak gör. Kendi yoluna odaklan. Sen zaten yeterlisin. Ve ilerlemeye devam ettikçe, bu gerçeği her geçen gün daha fazla fark edeceksin.
Destek almaya başlamak için bize ulaşabilirsin.
"İyi hissetmek parmaklarının ucunda."
Wellmind Online Psikolojik Danışmanlık Platformu
Medvec, V. H., Madey, S. F., & Gilovich, T. (1995). When Less Is More: Counterfactual Thinking and Satisfaction among Olympic Medalists. Journal of Personality and Social Psychology, 69(4), 603–610.
https://doi.org/10.1037/0022-3514.69.4.603
Allen, M. S., Knipler, S. J., & Chan, A. Y. C. (2019). Happiness and Counterfactual Thinking at the 2016 Summer Olympic Games. Journal of Sports Sciences, 37(15), 1762–1769.
https://doi.org/10.1080/02640414.2019.1592803
Alanında uzman, titiz seçim sürecinden geçerek ekibimize katılmış, en iyi derecelere sahip 800'den fazla psikologumuzla her gün binlerce kişiye psikoterapi ve ruhsal destek sunuyoruz. Bu özel topluluğun bir üyesi olarak siz de yerinizi alın!